TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya’da düzenlenen 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Özel basın toplantısında soruları yanıtlayan Bağlıkaya, Orta Doğu’daki savaşın turizm üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Rezervasyonlarda iptallerden çok hız kaybı yaşandığını vurgulayan Bağlıkaya, 2026’nın turizmde “son dakika yılı” olabileceğine dikkat çekti.
“REZERVASYON AKIŞINDA YÜZDE 20-25 YAVAŞLAMA VAR”
Bağlıkaya, savaşın ilk etkisinin panik iptaller şeklinde görüldüğünü, ancak sürecin uzamasıyla birlikte daha çok rezervasyon hızında düşüş yaşandığını söyledi:
“İlk etapta panikle yapılan iptaller oldu. Ancak süreç uzadıkça iptallerden ziyade rezervasyon hızında bir yavaşlama görüyoruz. Pazardan pazara değişmekle birlikte rezervasyon akışında yüzde 20-25 civarında bir düşüş var.”

Bu durumun kalıcı bir kayıp anlamına gelmediğini belirten Bağlıkaya, talebin ilerleyen dönemde geri gelebileceğini ifade etti:
“Bu bir kayıp demek değil. Süreç durulduğunda rezervasyonlar geri gelecektir. Ancak daha çok son dakika rezervasyonlarına kayma olacak gibi görünüyor.”
“AVRUPA PAZARI YAVAŞLADI, RUSYA PAZARI STABIL”
Pazarlar arasındaki farklı tepkilere dikkat çeken Bağlıkaya, “Rusya’da neredeyse hiç iptal yok. Bu süreci daha doğal karşılıyorlar. Ancak kuzey ülkeleri başta olmak üzere bazı Avrupa pazarları daha hassas davranıyor. Bu nedenle pazardan pazara değişmekle birlikte rezervasyon artış hızında yüzde 20-25 civarında bir yavaşlama var.” ifadelerini kullandı.

Nevruz döneminin kaçırıldığını ve Orta Doğu pazarında hareketin durma noktasına geldiğini belirten Bağlıkaya, Avrupa pazarında da rezervasyonların geçen yıllara göre daha yavaş ilerlediğini söyledi. Bu yavaşlamanın nedenine ilişkin ise, “Tur operatörleri ve tüketiciler belirsizlik nedeniyle rezervasyonlarını bekletiyor olabilir. Türkiye’ye gelmek isteyenler de ‘Mayıs ve Haziran’ı görelim’ yaklaşımında. Bu yıl kimsenin rezervasyon yapmak konusunda acelesi yok.” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE’NİN ALTERNATİF PAZARI YOK, KAPASİTE BELİRLEYİCİ”
Türkiye’nin artık “alternatif pazar” arayışından çıkması gerektiğini belirten Bağlıkaya, turizmde kapasitenin belirleyici olduğunu söyledi:
“Bugün Türkiye’ye her pazardan turist geliyor. Ancak belirleyici olan uçak kapasitesi. Uzak pazarlardan talep var ama kapasite kadar turist geliyor. Turizm bölgesel bir hareket. Türkiye’nin ana pazarı 4-4,5 saatlik uçuş mesafesindeki, charter operasyonlarının yapılabildiği ülkeler. Bu nedenle Almanya gibi yakın pazarlar ana pazar konumunda.”
“TURİST PROFİLİNDE DEĞİŞİM BEKLENMİYOR”
Savaşın turist profilinde önemli bir değişiklik yaratmayacağını ifade eden Bağlıkaya, Türkiye’nin ana ürününe dikkat çekti:
“Bizim standart orta gelir grubuna hitap eden bir turist profilimiz var. Antalya’da deniz-kum-güneş turizmi ana ürünümüz ve bu profilin değişmesini beklemiyoruz.”

“YÜKSEK GELİRLİ TURİZM NİŞ SEGMENTTE MÜMKÜN”
Turizm gelirlerinin artırılması için farklı segmentlerin önemine değinen Bağlıkaya, bunun sınırlı etkisi olacağını belirtti:
“Golf, kongre ve sağlık turizmi gibi alanlarda kişi başı gelir artırılabilir. Ancak bunlar niş segmentler. Buradan 20-30 milyon turist elde edemezsiniz.Eğer 60-100 milyon turist hedefliyorsanız ana ürününüz deniz-kum-güneş olmak zorunda.”
“TURİZM BİRKAÇ ŞEHRE SIKIŞTI”
Türkiye’de turizmin belirli destinasyonlara yoğunlaştığını vurgulayan Bağlıkaya, yeni bölgelerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi:
“Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 80’i 3-4 şehre geliyor. Bu yapıyı değiştirmek için yeni destinasyonların öne çıkarılması gerekiyor.”
Bu kapsamda başlatılan “Turizm Yüzyılı” programına da değinen Bağlıkaya, özellikle daha az turist alan şehirlerde çalışmalar yapıldığını belirtti.

İÇ TURİZM VURGUSU: “ALTYAPININ TEMELİ”
Yeni destinasyonların gelişmesi için iç turizmin kritik olduğunu belirten Bağlıkaya şöyle konuştu:
“İç turizm olmazsa yabancı turist de gelmez. Önce yerli turistin gitmesi gerekir ki otel, restoran ve altyapı oluşsun.”
UÇAK MALİYETLERİ KRİTİK: “YAKIT DESTEĞİ ŞART”
Artan uçak maliyetlerinin Türkiye’nin rekabet gücünü etkileyebileceğini söyleyen Bağlıkaya, özellikle charter uçuşlar için destek talep ettiklerini açıkladı:
“Uçak maliyetlerinde yakıtın payı yaklaşık yüzde 40. Yakıt fiyatları arttıkça maliyetler yükseliyor. Bu da turistin daha yakın destinasyonlara yönelmesine neden olabilir. Charter uçuşlar için yakıt desteği verilmezse uçuşlar başka destinasyonlara kayabilir.”

Bağlıkaya, sözlerine turizmcilere iç pazara yönelik fiyat politikası çağrısı yaparak devam etti:
“Bu yıl iç pazara çok önem vermek gerekiyor. Türk vatandaşının tatil yapabilmesi için fiyatların buna göre düzenlenmesi lazım. Otel boş kalacağına daha düşük fiyatla iç pazara açılmak daha doğru olur.”
“TUR OPERATÖRLERİ DESTEKLENMEDEN TURİZM DESTEKLENMİŞ OLMAZ”
Turizmde asıl kritik noktanın satış ve pazarlama kanalları olduğunu vurgulayan Bağlıkaya, desteklerin yönüne dikkat çekti:
“Seyahat acenteleri ve tur operatörleri desteklenmeden turizm desteklenmiş olmaz. Turisti getiren kanal burası. Eğer bu kanallar desteklenmezse turist akışı azalır ve başka destinasyonlara kayar.”

Bağlıkaya, desteklerin doğru pazarlara yönlendirilmesi gerektiğini de ifade etti:
“Rusya pazarında bir sorun yok. Asıl desteklenmesi gereken Avrupa pazarı. Tur operatörleri ticari şirketlerdir; daha kârlı destinasyonlara yönelirler.”
KAYNAK: GEZELİMCOM ÖZEL HABER