Antik Mısır’ı birleştiren 5 bin yıllık açık hava müzesi: Mit Rahina

Mısır’ın dünyaca ünlü Giza piramitlerine yaklaşık 17 kilometre uzaklıkta bulunan tarihi Mit Rahina kenti, antik Mısır’ın kuzey ve güneyini birleştiren ilk şehir olma özelliğini taşıyor.

Şimdilerde adeta bir açık hava müzesi konumunda bulunan şehir, her yıl yerli ve yabancı yüz binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.

Ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine götüren tarihi kent, MÖ 3200 yılında Birinci Firavun Hanedanlığına mensup Kral Narmer tarafından yaptırıldı.

Tarihi kent, uzun yıllar yerleşim yeri olarak kullanıldıktan sonra MÖ 641 yılında kendi haline terk edildi.

Mit Rahina antik Mısır’ın ilk başkenti olma özelliğini taşıyor

Kral Narmer döneminde başlayan tek tanrıcılık döneminde, ülkenin kuzeyi ile güneyi birleşerek tek devlet oldu. Mısır’da devlet anlayışının başladığı bu dönemde Mit Rahina ülkeye yaklaşık 1000 yıl boyunca başkentlik yaptı.

Onlarca yıl yerleşim yeri ve başkent olarak kullanılan tarihi bölgede, Firavun 2. Ramses ve Büyük Giza Sfenksi’ne benzer bir sfenks heykelinin yanı sıra Firavun hanedanlığından kalma çeşitli heykeller yer alıyor.

Mit Rahina, 2 bin 559 yıl boyunca yerleşim yeri olarak kullanıldıktan sonra sakinleri tarafından terk edildi. Tarihi bölgeden günümüze, o dönemin Firavun hanedanlıklarına ait bazı heykeller ve papirüsler kaldı. Bölge, geçtiğimiz yüzyılda ise tarihi eser kaçakçılarının yağmalarına maruz kaldı.

Hazreti Yusuf’u görünce ellerini kesen kadınların “Mit Rahinalı olduğu” iddiası

Mit Rahina kentinin, Kur’an-ı Kerim’de geçen Hazreti Yusuf kıssasının yaşandığı yer olduğu iddia ediliyor.

Bölge halkı, “Hazreti Yusuf’un güzelliği karşısında şaşıp ellerini kesen kadınlar” hadisesinin yaşandığı yerin, rivayete göre Mit Rahina olduğunu anlatıyor.

“Sfenks heykelinin sadece Giza piramitlerinde olduğunu sanıyorduk”

Antik kentin ziyaretçilerinden Merna Hasan, yaptığı açıklamada, burada en çok dikkatini çeken şeyin sfenks heykeli olduğunu söyledi.

Hasan, “Biz sfenks heykelinin sadece Giza piramitlerinde olduğunu sanıyorduk. Meğer burada da benzeri varmış. Heykeli ilk gördüğüm andan itibaren yaşadığım şaşkınlıktan dolayı gözlerimi bir süre ondan alamadım.” dedi.

Bölgeyi ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Abdullah Mahmud ise daha önce bölge hakkında detaylı bilgiye sahip olmadığını dile getirdi.

Bölge hakkında halk arasında çok fazla söylenti olduğunu anlatan Mahmud, “Hazreti Yusuf’u gören kadınların onun güzelliği karşısında şaşıp ellerini kesmeleri hadisesinin burada gerçekleştiği gibi kulaktan dolma birçok hikaye duymuştum. Ancak buraya gelip, gözlerimle gördükten sonra söz konusu söylentilerin bir kuruntudan ibaret olduğu kanısına vardım.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir