Sivas’ta uçurumun kenarında bulunan konumu ile dikkat çeken Yukarı Tekke Camisi ve Abdulvahabi Gazi Hazretleri Türbesi, Ramazan ayında en yoğun günlerini yaşıyor. Vatandaşların ilgisiyle namaz saatinde cami dolarken, türbede de yoğunluk meydana geldi.
Ramazan ayının huzur ve bereketini birlikte yaşamak isteyenler hem Cuma namazını eda etmek, Abdulvahabi Gazi Hazretleri’nin türbesini ve şehzadelerin kabirlerini ziyaret ederek dua etmek için uçurumun kıyısındaki camiye akın ettiler. Namaz saatinde cami tamamen doldu. Sandukaların başında ise yoğunluk yaşandı.

“SİVAS İÇİN BÜYÜK VE MÜBAREK BİR ZATTIR”
Türbede dua eden Arif Hikmet Koçtürk, “Sivas için büyük ve mübarek bir zattır. Herkesin Allah dualarını kabul etsin. Elimden geldikçe her Cuma buraya gelip dua etmeye çalışıyorum. Allah’ım bu günümüzü aratmasın. Bugün geldik ve Cuma namazını kıldık, duamızı ettik.” dedi.
Bu mutluluğun yeri doldurulamayacağını ve ruhunu rahatlattığını ifade eden Koçtürk, “Sabah namazında evimden çıkınca bu mübarek cami gözüküyor, elimi açıp dua ediyorum. Burada yatan bütün Müslümanlara rahmet olsun. Cuma Müslüman’ın bayramıdır.” diye konuştu.

“KABRİ ÇAMURUN ALTINDA YÜZ SENE KALMIŞ”
Ramazan ayında evliya ziyaretlerinin önemli olduğunu belirten Kadriye Sarıkaya, “Abdulvahabi Gazi Sivas’ın büyük koruyucularından, Allah dostlarındandır. Özellikle Ramazan aylarında evliya ziyaretleri çok kutsaldır. Biz her Cuma buraya gelip bu mübareğin nuruyla nurlanıp ve bereketiyle bereketlenip dualarımızı yanında etmeyi seviyoruz. Sivas’ın manevi koruyucularından Abdulvahabi Gazi Hazretleri’nin Allah tarafından verilen bir maneviyatı, bir bereketi vardır. Bir Sivaslı olarak burayı çok seviyoruz. Abdulvahabi Gazi Hazretleri Peygamber Efendimizin sahabelerindendir ve o zamanki savaşlara katılmıştır. Yüzyıllar sonra buradaki mübarek kabri çamurun altında yüz sene kalmış.” ifadelerini kullanıp şöyle devam etti:
“Müslüman yaşlı bir adamın rüyasına girip yerini belli etmiş ve bulunmuştur. Bulunduğunda ise yeni şehit edilmiş gibi alnındaki kan izinin taze olduğu söylenir. Daha sonra yeniden mübarek bir zatın rüyasına girerek burayı işaret ettiği, buraya defnedilmesini ve buraya bir cami yapılmasını istediği aktarılır. Sonrasında buraya defnedilmiş ve kayanın dibine cami yapılmıştır. Yüce Rabbim buraları koruyor, kıyamete kadar da buraya hiçbir şey olmaz.”

Kaynak: İHA