UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da, dere üzerine inşa edilen Lütfiye Camii, halk arasında bilinen adıyla “Kaçak Cami”, 140 yılı aşkın süredir su sesi eşliğinde ibadete hizmet ediyor. Hac dönüşü verdiği adak üzerine yaptırılan cami, özgün mimarisi ve etkileyici hikâyesiyle kentin simge yapıları arasında yer alıyor.
İLGİNÇ HİKAYESİYLE DİKKAT ÇEKİYOR
Hac için gittiği kutsal topraklardan çok uzun süren meşakkatli yolculuktan sonra Safranbolu’ya dönebilmesinin Allah’ın lütfuyla mümkün olabildiğine inanan ilçe sakinlerinden Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi, cami yaptırmaya karar verdi.
Akçasu Mahallesi’nde 1880’li yıllarda altından geçen derenin üzerine moloz taşlardan yapılarak ahşap örtüyle kaplanan camiye “Lütfiye Camii” adı verildi.

O dönem dereden caminin yanındaki çeşmeye gelen suyun, bazı yıllar kurak yaz aylarında kaynağının kuruması nedeniyle kesilmesi ilçede halk arasında “suyun kaçması” olarak adlandırıldı. Bundan hareketle söz konusu su kaynağına “kaçak suyu”, çeşmeye “kaçak çeşmesi”, yöreye de “kaçak semti” denildi.

Cami de “kaçak semti”ne yaptırıldığından her ne kadar “Lütfiye Camii” adına verilse de halk arasında “kaçak cami” olarak anılmaya başlandı.

Kentin simge yapılarından biri olan, tavanı, ahşap korkuluklu mahfili ve ahşap minaresiyle büyük ölçüde özgünlüğünü koruyan tarihi cami, su sesi eşliğinde uzun yıllardır ibadete hizmet etmeyi sürdürüyor.
“ECDADIMIZA BİZE MANEVİ ATMOSFERİ YÜKSEK ŞEHİR BIRAKTIKLARI İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Safranbolu Müftüsü Aydın Bostancı, Lütfiye Camii’nin mimarisinin insanı cezbettiğini söyledi.

Caminin Akçasu Deresi üzerinde inşa edildiğini belirten Bostancı, “Altından su akan enteresan bir yapı. Dolayısıyla Safranbolu’muza gelen turistlerin ilgi odağı olan, mutlaka ziyaret edilen, bizim de misafirlerimiz geldiğinde mutlaka gösterdiğimiz, ziyaret ettiğimiz bir camimiz.” dedi.

Bostancı, Lütfiye Camii’nin diğer adının Kaçak Camii olduğunu dile getirerek, caminin hikayesiyle ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Mahalle sakinlerinden Musluoğlu Hüseyin Hüsnü Efendi tarafından 1880’li yıllarda inşa edilmiş bir cami. Hüseyin Hüsnü Efendi hac yapmaya karar verir. Tabii o zamanlar hacca daha çok yaya olarak gidildiği ve meşakkatli olduğu için ‘Allah bana hac yapmayı nasip eder ve salimen şehrime, aileme dönersem bir cami inşa ettireceğim’ diye vaatte, adakta bulunur. Cenabıhak ona hac yapmayı nasip eder. O da evine döndüğünde Allah’ın kendisine haccı lütfettiği için bir cami inşa ettirir ve camiye Lütfiye Camii adı verilir.”

Ecdadı rahmetle andıklarını dile getiren Bostancı, “Safranbolu’muza böyle tarihi hatırası olan cami kazandırdığı için de Muslubeyoğlu Hüseyin Hüsnü Efendi’ye Rabb’imizden rahmet diliyoruz. Ecdadımıza bize manevi atmosferi yüksek şehir bıraktıkları için teşekkür ediyoruz. Halkımıza diyoruz ki bu emanete sahip çıkalım, camilerimize sahip çıkalım. Bu tarihi mirası, kültürü koruyalım diye tavsiyede bulunuyoruz.” diye konuştu.
Kaynak: AA