Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Pazarkapı Mahallesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen antik bir dere limanı ve rıhtım yapısı ortaya çıkarıldı. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait izler taşıyan yapı, kentin ticari geçmişinin Milat’tan öncesine uzandığını gözler önüne seriyor.
TRABZON’UN TİCARİ GEÇMİŞİNE IŞIK TUTUYOR
Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Pazarkapı Mahallesi’nde 2020 yılında yıkılan Kadınlar Hali Pazarı’nın altında, antik döneme ait bir dere limanı ve rıhtım yapısı ortaya çıkarıldı.
2024 yılında başlatılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarında, yaklaşık 6–8 metre derinlikte uzanan, 2 metre kalınlığında ve 135 metre uzunluğundaki rıhtım duvarı gün yüzüne çıkarıldı. Bulunan arkeolojik eserler, Trabzon’un ticari geçmişinin Milat’tan öncesine uzandığını ortaya koydu.

Dönemsel olarak ciddi tahribatlara uğradığı belirlenen duvarlarda, geçmiş yıllarda dökülen çimentolar sökülerek özgün yapıya zarar vermeyen restorasyon teknikleri uygulanıyor.
Güçlendirme çalışmalarının ardından örümler tamamlanıyor ve derz işlemleri yapılıyor, ardından duvarın içindeki harçlı yapının bozulmasıyla oluşan boşluklu alanlara ise hidrolik kireç esaslı enjeksiyon malzemesi ile enjeksiyon imalatı gerçekleştiriliyor.
TİCARİ İLİŞKİLERİ BELGELEYEN BULUNTULAR ORTAYA ÇIKTI
Kazılar sırasında ön bölümde bulunan ve Kırım yapımı olduğu belirlenen bir kandil, Trabzon’un Kırım ile olan ticari ilişkilerini belgeleyen önemli bir buluntu olarak değerlendirildi. Ayrıca Bizans dönemine ait çanak ve çömlek parçaları da gün yüzüne çıkarıldı.

Bu buluntular, Trabzon’un ticari geçmişinin Milat’tan öncesine uzandığını somut verilerle ortaya koydu. Yaklaşık 2 metre kalınlığında ve 135 metre uzunluğunda olduğu belirlenen rıhtım duvarında, biri kemerli olmak üzere iki kapıya ait izler bulundu. Kapılardan birinin daha eski bir döneme ait olduğu değerlendirilirken, dere limanının işlevi ve kullanım sürecine ilişkin arkeolojik çalışmalar sürüyor.

BİR DERE LİMANI OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
Öte yandan, Arkeolog Vedat Keleş ve Koruma Uzmanı Yaşar Selçuk Şener tarafından yürütülen çalışmalarda Kuzgundere Deresi’ne bağlı olduğu belirlenen yapının dünyada bilinen üç dere limanından biri olduğu tespit edildi. Bu durum, antik dönemde Trabzon’da sadece deniz ticaretinin değil, dere ve iç limanlar üzerinden yürütülen ticari faaliyetlerin de önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koydu.

“KAZILAR ESNASINDA BİRÇOK BULUNTUYA RASTLADIK”
Çalışmalar ile ilgili bilgiler veren İnşaat Mühendisi Beyza Nur Yılmaz, dere limanının dört tane uygarlık gördüğünü belirterek, “Bu liman Kadınlar pazarı inşaatında kazı yapılırken ortaya çıkıyor. Bu liman ortaya çıkınca proje revizeye uğruyor. Limanın ortaya çıkartılması için başlanan kaza çalışmalarında dünyada üç tane bulunan bir limana rastlıyorlar. Yapılan çalışmada buranın bir dere limanı olduğu belirleniyor. Bu limanın serüveninin tarihi M.Ö. birinci yüzyılla M.S. birinci yüzyıl arasında başlıyor. Burası dört tane uygarlık görüyor. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi. Kimsenin bu duvarın ve limandan haberi yoktu. 2024 yılında burada restorasyon çalışması başladı. Normalde kazıları bu kadar genişletmeyecektik fakat lokal kazılar sonucunda baktık ki duvar aşağıya doğru devam ediyor. Ön kotu da aşağıda olduğu için danışman hocalarımız Yaşar Selçuk Şener ve Vedat Keleş önderliğinde bu kazıların ilerletilmesine karar verildi. Bu çalışma hem duvarın topraktan su alıp hasar görmesine engelledi hem de aşağıda bu duvara dik yeni duvarların varlığının keşfedilmesine vesile oldu. Kazılar esnasında birçok buluntuya da rastladık. Müze denetiminde buluntular incelemeye alındı.” dedi.

“DUVAR DÖNEMSEL OLARAK BİR ÇOK TAHRİBATA UĞRAMIŞ”
6-8 metre derinliğinde kazıların yapıldığına dikkat çeken Yılmaz, “Zemini bulana kadar iniyoruz. Tabii ki duvar dönemsel olarak bir çok tahribata uğramış. Çimento bu tarz duvarlara zarar veriyor. Çimentolu olan imalatları kaldırıyoruz. Kaldırdıktan sonra güçlendirme yapıyoruz. Dış örgüsünden sonra derzlerini yapıyoruz. Bu işlemlerden sonra duvarın ince hortumlarla boşalan iç kısımlarına hidrolik kireç esaslı enjeksiyon imalatı yapıyoruz. Böylece duvarın içindeki bütün boşluklar doluyor ve duvar kendini daha çok tutuyor ve sağlamlaşıyor. Bu imalat akabinde de kurulla birlikte capping yapmaya karar verdik. Capping duvarın en son aşaması üst kısmına yağmur suyu, toz, kir girmesin ve içindeki yaptığınız imalatları bozmasın diye üstüne bir kapama yapıyoruz. Bu işlem duvarı geleceğe taşıyor.” şeklinde konuştu.

2 METRE KALINLIĞINDA 135 METRE UZUNLUĞUNDAKİ DUVAR TRABZON’UN TİCARETİNİ BELGELİYOR
Arkeolojik kazılarda Kırım yapımı kandil bulunduğunu söyleyen Yılmaz, “Arkeolojik kazılarda ön tarafta bir kandil bulduk. O kandil Kırım yapımı olarak geçiyor. Bu da Kırımla olan ticareti belgeliyor. Trabzon’un ticaretinin Milat’tan önceye dayandığını elimizdeki buluntularla görmüş oluyoruz. Bizans yapımı çanak, çömlekler bulunuyor. Duvar 2 metre kalınlığında. Uzunluğu 135 metre. Duvarda sökümleri ve temizlikleri yaptıktan sonra içine güçlendirmeler yapıyoruz. Duvarda kilit şeklide örümler yapıyoruz ki hem eski hem yeni duvar birbirini tutsun. Enjeksiyon yöntemiyle duvar kompakt bir hale gelmiş oluyor. Çalışmaların ilk zamanlarında kemerli dar bir kapı görünüyordu. Kazılar devam ettikçe iki tane kapı olduğunu düşündüğümüz yapılar olduğunu gördük. Biri kemerli, diğeri ise daha eski döneme dayanan izleri olan bir açıklık . Zamanla kullanımları değiştiği için içleri örülmüş ve kapatılmış. Malzeme alışverişi için kullanılan büyük kapılar olduğunu düşünüyoruz. Duvar her dönem nasıl kullanılmak isteniyorsa ona göre şekillendirilmiş. Kazılarda en alt seviyelerde duvara dik yapılar bulduk. Aslında duvara dik duvarlar bulduk. O duvarların da dükkan veya depolama alanları olduğunu düşünüyoruz. Sonradan onları da yıkmışlar. Sadece kalıntıları var.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA