İznik Gölü’ndeki su altı bazilikasında yeni keşif: Daha eski bir kilisenin izleri bulundu

Bursa’nın İznik ilçesinde, göl sularının altında kalan tarihi bazilikada yürütülen kazılarda daha eski bir kiliseye ait duvar, zemin ve sütun kaidesi kalıntıları ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar, yapının 325 yılında düzenlenen Birinci İznik Konsili’nin toplandığı Aziz Neophytos Kilisesi olabileceğini değerlendiriyor. Ancak konsilin gerçekleştirildiği yer henüz kesinlik kazanmış değil.

Fotoğraf: AA

Bursa’nın İznik ilçesindeki İznik Gölü’nde bulunan su altı bazilikası, yeni arkeolojik bulgularla yeniden gündeme geldi. Bölgede sürdürülen kazılarda, bilinen bazilikanın altında daha eski ve daha küçük bir kiliseye ait olduğu değerlendirilen mimari kalıntılar tespit edildi. Yeni bulgular, hem yapının tarihine hem de Birinci İznik Konsili’nin nerede toplandığına ilişkin araştırmalara yeni bir boyut kazandırdı.

Göl sularının çekilmesiyle ortaya çıkan ve 2014 yılında havadan çekilen fotoğraflarla fark edilen bazilika, tarihçiler ve arkeologlar tarafından uzun süredir inceleniyor. Papa 14. Leo’nun 28 Kasım 2025’te Birinci İznik Konsili’nin 1700’üncü yıl dönümü programı kapsamında bölgeyi ziyaret etmesi de tarihi alanı yeniden gündeme taşımıştı. 2026 yılı kazı sezonunda elde edilen bulgular ise bazilikanın geçmişine ilişkin yeni soruları beraberinde getirdi.

Fotoğraf: AA
İZNİK GÖLÜ’NDEKİ BAZİLİKANIN ALTINDA DAHA ESKİ BİR KİLİSE BULUNDU

Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve kazı başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in verdiği bilgilere göre, bu yıl gerçekleştirilen çalışmalarda bazilikanın altında daha eski bir yapıya ait duvar izleri, zemin döşemeleri ve bir sütun kaidesi bulundu.

Özellikle küçük kiliseye ait olduğu düşünülen zemin döşemesinin, günümüzde bilinen bazilikanın dışına doğru uzanması dikkat çekti. Bu durum, aynı alanda farklı mimari özelliklere sahip daha eski bir ibadet yapısının bulunduğu ihtimalini güçlendiren bulgular arasında değerlendiriliyor.

Fotoğraf: AA

Kazıların 11’inci yılında devam eden çalışmalara İtalya’daki üniversitelerden araştırmacılar da katıldı. Elde edilen mimari verilerin, alandaki yapıların hangi dönemlerde inşa edildiğinin ve zaman içerisinde nasıl değiştiğinin anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

TARİHİ BAZİLİKANIN GEÇMİŞİ HANGİ DÖNEMLERE UZANIYOR?

Kazı ekibinin değerlendirmelerine göre, alandaki ilk kilise MS 313’ten sonra inşa edilmiş ve MS 368 yılında meydana gelen depremde yıkılmış olabilir. Daha sonra aynı noktaya, konsile katılan din adamlarının anısına yapıldığı düşünülen daha büyük bir yapı olan Kutsal Pederler Kilisesi inşa edilmiş olabilir.

Araştırmacılar, büyük kilisenin yaklaşık MS 380’den sonra yapıldığını değerlendiriyor. Yapının, 1065 yılında meydana gelen depremde yıkılarak zamanla İznik Gölü’nün suları altında kaldığı düşünülüyor.

Bu ihtimaller, su altındaki arkeolojik alanın farklı dönemlerde kullanılan birden fazla ibadet yapısına ev sahipliği yapmış olabileceğine işaret ediyor. Kazılarda ortaya çıkarılan kalıntıların ayrıntılı incelenmesi, yapıların tarihsel gelişiminin daha net anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Fotoğraf: AA
BİRİNCİ İZNİK KONSİLİ BU KİLİSEDE Mİ TOPLANDI?

İznik Gölü’ndeki kazıların en dikkat çekici başlıklarından birini, bulunan küçük kilisenin Birinci İznik Konsili ile olası bağlantısı oluşturuyor.

Kazı ekibi, yapının Aziz Neophytos Kilisesi olabileceğini ve MS 325 yılında düzenlenen Birinci İznik Konsili’nin burada gerçekleştirilmiş olabileceğini düşünüyor. Bu görüşü destekleyen unsurlar arasında, konsile ilişkin anlatımlarıyla bilinen Caesarealı Eusebius’un toplantının küçük bir ibadet yapısında gerçekleştirildiğine yönelik aktarımı da bulunuyor.

Ancak İznik Gölü’ndeki kalıntıların doğrudan konsilin toplandığı yeri gösterdiğini söylemek için henüz yeterli bilimsel kesinlik bulunmuyor. Kazı alanı dışında çalışan bazı araştırmacılar, küçük kilisenin tarihlendirilmesinin netleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Fotoğraf: AA

Bazı tarihçiler ise konsilin açılış oturumunun İmparator Konstantin’in sarayında yapıldığını belirten tarihsel kaynaklardan hareketle toplantının sarayda gerçekleştirilmiş olabileceğini savunuyor.

Bu nedenle su altı bazilikasının altından çıkan kalıntılar, Birinci İznik Konsili’nin yeri hakkındaki tartışmalara önemli veriler sunsa da kilisenin konsil mekânı olduğu henüz kesinleşmiş değil. Araştırmaların ilerlemesiyle bu ihtimalin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi bekleniyor.

İZNİK’TEKİ KAZILARDA ALTIN YÜZÜK VE YÜKSÜK DE ORTAYA ÇIKARILDI

İznik Gölü’ndeki arkeolojik çalışmalarda yalnızca mimari kalıntılar değil, farklı dönemlere ışık tutabilecek küçük buluntular da gün yüzüne çıkarıldı. Kazılarda üzerinde hurma ağacı ve kılıç motifi bulunan altın bir yüzük ile bir yüksük bulundu.

İlk değerlendirmelerde bu eşyalara benzer örneklerin Emevi ve Abbasi dönemlerinde görüldüğü belirtildi. Kazı başkanı, buluntuların 729 yılında gerçekleşen İznik kuşatması ve kilisenin sonraki dönemlerdeki kullanımı hakkında araştırmacılara ipuçları sunabileceğini ifade etti.

Bununla birlikte, altın yüzüğün ve yüksüğün kime ait olduğu ya da İznik kuşatmasıyla doğrudan bağlantılı olup olmadığı henüz belirlenmiş değil. Buluntuların döneminin ve tarihsel bağlamının daha ayrıntılı araştırmalarla netleştirilmesi gerekiyor.

Fotoğraf: AA
İZNİK GÖLÜ’NÜN SU ALTINDAKİ TARİHİ ARAŞTIRILMAYA DEVAM EDİYOR

İznik Gölü’ndeki su altı bazilikası, farklı dönemlere ait yapı izlerini bir arada barındırması nedeniyle arkeolojik açıdan önem taşıyor. Son kazılarda ortaya çıkarılan daha eski kiliseye ait kalıntılar, bölgenin yalnızca tek bir yapının kalıntılarından ibaret olmadığını gösteren yeni bulgular arasında yer alıyor.

Araştırmaların sürmesiyle birlikte bazilikanın inşa ve yıkım süreçlerinin, farklı dönemlerdeki kullanımının ve Birinci İznik Konsili ile olası bağlantısının daha ayrıntılı biçimde aydınlatılması hedefleniyor. İznik Gölü’nün altında saklı kalan tarihi miras, yeni keşiflerle bilim dünyasının gündemindeki yerini koruyor.

Kaynak: bursadabugun.com
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir