Ülke TV’de yayınlanan “Her Şehir Bir Miras” programı, bu bölümünde Gaziantep’in milli mücadele tarihinden yeraltı su yapılarına, geleneksel mahallelerinden gastronomisine ve meşk gecelerine uzanan çok katmanlı kültürel mirasını ekrana taşıdı. Cevdet Balıkçı’nın sunumuyla yayınlanan programda, özellikle Şahinbey Milli Mücadele Müzesi, kasteller ve livaslar, Şehreküstü, Gaziantep mutfağı ve kentin sosyal yaşamını yaşatan meşk geceleri mercek altına alındı.
GAZİANTEP’İN DİRENİŞ HİKÂYESİ MÜZENİN MAĞARALARINDA
Programın ilk durağı Şahinbey Milli Mücadele Müzesi oldu. Gaziantep’in işgal yıllarında verdiği mücadelenin izlerini taşıyan müze, tarihi bir Antep evinin altında bulunan iki katlı mağaralarıyla da dikkat çekiyor.
Müze sorumlusu ve arkeolog Fatih Çınar, 12 odadan oluşan müzede bağışlarla elde edilen eserlerin yanı sıra belgeler, fotoğraflar, bilgi panoları ve canlandırmalarla Milli Mücadele döneminin anlatıldığını aktardı. Müzenin altında yer alan mağaraların ise savaş yıllarında yalnızca sığınak olarak değil, cephede mücadele edenlere destek sağlamak amacıyla çeşitli üretimlerin yapıldığı alanlar olarak kullanıldığı belirtildi.

Gaziantep’in yaklaşık 11 ay süren silahlı mücadele sırasında ağır bombardımanlara maruz kaldığına dikkat çekilen programda, kadın, erkek, genç ve yaşlıların birlikte verdiği mücadelenin şehrin “Gazi” unvanını almasındaki önemi vurgulandı.
AÇLIĞIN VE FEDAKÂRLIĞIN İZLERİ
Müzede anlatılan en çarpıcı hikâyelerden biri ise Milli Mücadele yıllarında yaşanan büyük kıtlık oldu. Yiyecek sıkıntısının had safhaya ulaştığı dönemde halkın acı zerdali ve kayısı çekirdeklerinden hazırlanan ekmekleri tüketmek zorunda kaldığı aktarıldı.

Müzedeki canlandırmalarda, mağaraların bombardımandan korunmak isteyen çocuklu anneler ve yaşlılar tarafından sığınak olarak kullanıldığı; kadınların burada mermi kovanları doldurduğu, silah tamirleri yaptığı ve cepheye destek amacıyla üretim gerçekleştirdiği anlatılıyor.
2017 yılında bugünkü haliyle ziyarete açılan müze, Gaziantep’in Milli Mücadele tarihini mekânın kendisi üzerinden deneyimleme imkânı sunuyor.
GAZİANTEP’İN YER ALTINDAKİ SU AĞI: KASTELLER VE LİVASLAR
Programın bir sonraki durağında ise Gaziantep’in yüzlerce yıllık yeraltı su sistemi ele alındı. Kasteller ve livaslar, kentin yalnızca üstünde değil, altında da önemli bir tarihi miras barındırdığını gösteriyor.

Programda İhsan Bey Kasteli üzerinden anlatılan sisteme göre, su tünellerine “livas”, suyun halka ulaştırıldığı yapılara ise “kastel” adı veriliyor. Kaynak sularını kente ulaştırmak amacıyla yer altında kilometrelerce uzanan livaslar oluşturulurken, bu sistem sayesinde evlerin, camilerin, hanların ve hamamların su ihtiyacının karşılandığı ifade ediliyor.
Böylece Gaziantep’in tarihi, yalnızca mimari yapılarında değil, yüzyıllar önce oluşturulan su mühendisliği sistemlerinde de yaşamaya devam ediyor.
ŞEHREKÜSTÜ’NDE TARİHİ DOKU YENİDEN HAYAT BULUYOR
Programın üçüncü durağı Şehreküstü oldu. Osmanlı döneminde şehrin genişlemesiyle dış kesimlerde oluşan yerleşimleri tanımlamak için kullanılan Şehreküstü, bugün Gaziantep’in tarihi dokusunu yakından görmek isteyenlerin önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor.
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bölgede gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarında tarihi dokunun yeniden ortaya çıkarıldığını anlattı. Programda, daha önce briket yapıların ve dar sokakların bulunduğu alanda gerçekleştirilen kamulaştırma ve restorasyon çalışmalarının ardından tarihi evlerin özgün görünümlerine kavuşturulduğu aktarıldı.

Tarihi camiler, hanlar, hamamlar ve kastellerin bir arada bulunduğu Şehreküstü, geleneksel Gaziantep mimarisini ve mahalle kültürünü deneyimlemek isteyenler için dikkat çekici bir rota sunuyor.
TARİHİ DOKUNUN ARDINDAN SIRA GAZİANTEP MUTFAĞINDA
Gaziantep’in kültürel mirasının önemli bir bölümünü oluşturan gastronomi de programın öne çıkan başlıklarından biri oldu. Şahinbey Belediyesi tarafından oluşturulan gastronomi mutfağında kentin geleneksel yemekleri tanıtıldı.
Programda Gaziantep’in yaklaşık 350 çeşit sulu yemeğe sahip olduğu aktarılırken, özellikle yuvalama yemeğinin hazırlanışına geniş yer verildi. Bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden olan yuvalamanın, et ve pirinçle hazırlanan küçük köftelerin tek tek yuvarlanması, haşlanması ve et, nohut ve yoğurtla buluşturulmasıyla hazırlandığı anlatıldı.

Yuvalamanın yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda bir imece geleneği olduğu da vurgulandı. Bayram öncesinde kadınların bir araya gelerek saatler boyunca küçük köfteleri hazırlaması, Gaziantep mutfağının yemek tariflerinin ötesinde sosyal bir kültürü de yaşattığını ortaya koyuyor.
Programda kışlık dolmalar, kebap kültürü ve pazar günleri ailece piknik yapma geleneği de Gaziantep’in gastronomi ve sosyal yaşamının parçaları olarak ele alındı.
GAZİANTEP MUTFAĞI NEDEN BU KADAR ÖZEL?
Programda Gaziantep mutfağının zenginliğinin yüzyıllar boyunca oluşan kültürel birikimden kaynaklandığına dikkat çekildi. Gaziantep ile tarihsel bağları bulunan Halep mutfağıyla benzerlikler taşıyan yöresel yemeklerin, kuşaktan kuşağa aktarılan tarifler ve el emeğiyle bugünlere ulaştığı ifade edildi.

Gaziantep’in gastronomi alanındaki özgünlüğü, programda dikkat çekici bir ifadeyle de özetlendi: Dünyada birçok mutfak ülke isimleriyle anılırken, Türkiye’de şehir adıyla anılan mutfakların başında Gaziantep mutfağı geliyor.
ŞAHİNBEY’DE GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN ÇALIŞMALAR
Programın bir diğer bölümünde Şahinbey Belediyesi’nin restorasyon, kentsel dönüşüm, ulaşım ve sosyal projelerine yer verildi. Özellikle tarihi dokunun korunması ile modern şehir ihtiyaçlarının birlikte ele alınmasına dikkat çekildi.
Şahinbey Millet Camii ve külliyesi de programda öne çıkan yapılardan biri oldu. Caminin yalnızca ibadet alanı olmadığı; kütüphaneleri, çocuk ve kadın atölyeleri, eğitim alanları ve sosyal mekânlarıyla farklı yaş gruplarına hitap eden bir külliye olarak tasarlandığı aktarıldı.

Külliyenin yanında yer alan büyük kütüphanenin ise öğrenciler ve farklı yaş gruplarından ziyaretçiler için 24 saat hizmet verdiği, kitap ve çalışma alanlarının yanı sıra çeşitli ikramlarla da desteklendiği belirtildi.
GÜNÜN FİNALİ: GAZİANTEP MEŞK GECELERİ
Gaziantep keşfinin son durağı ise kentin yaşayan müzik ve eğlence kültürünün önemli unsurlarından biri olan meşk geceleri oldu.
Programda müzik, sohbet, halk oyunları, yöresel türküler ve çiğ köftenin bir araya geldiği gecelerde farklı yaş gruplarından insanların aynı ortamda buluştuğu gösterildi. Ailelerin de katılabildiği bu etkinliklerin, Gaziantep’in geleneksel kültürünü yaşatmayı amaçladığı ifade edildi.
Böylece program, Gaziantep’i yalnızca tarihi yapılarıyla değil; müziği, mutfağı, mahalle kültürü ve insanlarıyla yaşayan bir şehir olarak ele aldı.
GAZİANTEP’İN HER KÖŞESİNDE BİR MİRAS
“Her Şehir Bir Miras”ın Gaziantep bölümü, kentin mirasının tek bir döneme ya da tek bir alana sığmadığını ortaya koydu. Milli Mücadele’nin izlerini taşıyan mağaralardan yüzyıllık su tünellerine, restore edilen tarihi mahallelerden sofralara ve meşk gecelerine kadar uzanan rota, Gaziantep’in geçmiş ile bugünü aynı potada buluşturan çok katmanlı yapısını gözler önüne serdi.