Çanakkale’deki Kilitbahir Kalesi’ndeki sarı kule, özellikle düşman gemilerine karşı atılan adımlarda Çanakkale Savaşları’nda kritik bir rol oynadı. Boğaza girmeye çalışan gemileri beyaz flaması kullanarak çevredeki tabya ve bataryalara bildiren kule, ayrıca gemilerin kendi aralarındaki ve Avrupa ile haberleşmesini de dinleyerek karadaki birliklere aktardı.
Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Boğazı’nın güvenliği için 1462-1463 yıllarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Avrupa Yakası’ndaki üç yapraklı yonca şeklindeki Kilitbahir Kalesi Çanakkale Deniz Harbi ve Kara Savaşları’nda önemli bir role sahip oldu.
Kilitbahir Kalesi’nde bulunan sarı kule ise, Çanakkale Deniz Harbi ve Kara Savaşları sırasında boğaza giriş yapmak isteyen düşman gemilerinin boğaza girdiğinde üzerinde üç tane dama şeklinde yuvarlak olan beyaz flama ile boğazın çevresinde bulunan tabya ve bataryaların buna göre hazırlık yapmalarını sağladı.

HABERLEŞMENİN ANA MERKEZLERİNDEN BİRİNİ OLUŞTURDU
Sarı kulenin Kara Muharebeleri ve Deniz Harbi esnasında önemli bir role sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Borlat, “Şu anda bulunmuş olduğumuz yer Kilitbayır köyü ve Kilitbahir Kalesi önünde bulunan sarı kuledeyiz. Aslında Çanakkale Muharebesi esnasındaki en kritik yerlerden bir tanesiydi. Sarı kule özellikle haberleşmenin ana merkezlerinden birisini oluşturuyordu. Kara Muharebeleri esnasında özellikle Güney Grubu ve Eceabat arasındaki bağlantının geçtiği ana nokta burasıydı.” dedi.
Sarı kulenin daha önemli kritik bir rolü olduğunu vurgulayan Borlat, “Özellikle Kara Muharebeleri ve Deniz Harbi esnasında Çanakkale Boğazı içerisine bir düşman gemisi girdiğinde, yani bir baskın yapıldığında sarı kule üzerinden özel bir işaret çıkarılacaktı. Bu işaret beyaz bir flama olarak belirlenmişti ve hemen arkamızda bulunan sarı kuleden açılan bu beyaz flama üzerinde üç tane dama şeklinde yuvarlak bir işaret bulunuyordu. Bu işaret boğaza bir baskın yapıldığı anlamına gelecekti. İşte bu baskın olduğunda boğazın çevresinde bulunan tabya, bataryalar buna göre hazırlık yapmaya başlamışlardı. Bu durum Çanakkale Kara Harbi esnasında devam etmiş ve Çanakkale Kara Savaşları’nda da sarı kule özellikle boğaz içerisindeki baskınların ana işaretçisi haline gelmişti.” diye konuştu.

GEMİLERİN AVRUPA VE KENDİ ARALARINDAKİ İLETİŞİMİNİ DİNLİYORDU
Sarı kulenin diğer görevlerine değinen Borlat, “Aynı zamanda kule üzerindeki flama haberleşmesi marifetiyle hemen arkasında bulunan gonca suyu telsiz istasyonuyla bir bağlantı olduğunu göreceğiz. Bu bağlantı aynı zamanda Avrupa’daki özellikle İtilaf Devletlerinin kendi aralarındaki haberleşmenin dinlenebildiği yerlerden birisi haline geldiğini göreceğiz. Böylece sarı kule çevresinde gemilerin kendi arasındaki haberleşmesini, Avrupa haberleşmesini dinliyor ve bu haberleri de karada bulunan askerlerimize de aktarmak suretiyle özellikle kara harbi esnasındaki topçu atışlarında önemli bir role sahip olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA