Havalar soğudu, ilgi arttı: Gaziantep’te beyran sezonu başladı

Gaziantep’in tescilli lezzetlerinden beyran, havaların soğumasıyla birlikte yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Saatlerce pişirilen et, kemik suyu, sarımsak ve baharatlarla hazırlanan yöresel yemek, özellikle grip ve soğuk algınlığı döneminde vatandaşların tercihi oluyor.

GAZİANTEP’İN DOĞAL ANTİBİYOTİĞİ

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından gastronomi dalında şehirler ağına dahil edilen Gaziantep’in tescilli lezzetleri arasında yer alan beyran, grip salgını ve soğuk algınlığı yaşayanlar için doğal antibiyotik özelliği taşıyor.

Yaklaşık 12 saat kazanlarda pişirilerek hazırlanan haşlanmış et, pirinç, et suyu, sarımsak ve pul biber başta olmak üzere çeşitli baharatlar ile hazırlanan beyran, her mevsim ve saatte vazgeçilmez lezzetler arasında yer alıyor.

HAVALAR SOĞUDU, ŞİFA ARAYANLAR BEYRANA KOŞTU

Müşterinin isteğine göre acılı, orta acılı, az acılı ya da sarımsaklı olarak hazırlanan beyran, havaların serinlemesi ile daha çok ilgi görmeye başladı. Doğal antibiyotik özelliğiyle grip ve soğuk algınlığına iyi gelen beyran yiyerek şifa arayan vatandaşlar lokanta ve restoranlarda yoğunluk oluşturdu.

İÇERİĞİYLE ŞİFA DEPOSU

Beyranın Gaziantepliler ve kente gelenler için çok önemli bir yemek olduğunu söyleyen lokanta işletmecisi Ahmet Çadır, “Beyran yöresel yemeğimiz. Kuzunun boyun ve kürek eti 12 saat pişer. İçinde ilikli kemik suyu barındırır. Sarımsak bulunur içinde, acı bulunur ve bolca protein bulunur. Sarımsak antibiyotik biliyorsunuz. Nezlede, gripte antibiyotik önemli. Doğal antibiyotik alıyorsunuz. Limon sıkıyorsunuz içine, C vitamini. C vitamini bağışıklığı güçlendiriyor. İçinde protein var. Her derde deva et, ilikli kemik suları ve kolajen var. Bolca şifa deposu. Kış ayları gelince, sonbaharda Gaziantep’te ‘beyran sezonu’ diye bir sezon vardır. Beyranı insanlar yer, şifa bulur. UNESCO tarafından da koruma altında biliyorsunuz bu lezzetimiz.” dedi.

“İNSANLAR KIRGINLIK HİSSETTİĞİNDE, GRİP VEYA NEZLE OLDUĞUNDA BEYRAN YER”

Beyranın hastalıklarla iyi geldiğini de vurgulayan ve şifa kaynağı olarak görüldüğünü belirten Çadır, “Gaziantep’te yüzyıllardır alışılagelmiş bir şey. İnsanlar bir kırgınlık hissettiğinde, grip veya nezle olduğunda muhakkak ki beyran yemeye giderler. Son zamanlarda dünyada ikinci çorba seçildi. Onun da etkisiyle birlikte dünyanın her yerinden beyran yemeye gelen misafirlerimiz var. Doğal bir yemek, doğal bir şifa deposu. Bu şifa deposundan da insanlar faydalanmak istiyor. Kaliteli bir beyran pul biberinden tutun sarımsağına, etinden tutun hazırlanış aşamasına kadar hepsi özen ister.” ifadelerini kullandı.

“BEYRAN BİZİM İÇİN ANTİBİYOTİK”

Hasta olduğu için beyran yemeye geldiğini söyleyen Ahmet Ulağ isimli vatandaş, “Rahatsızım, sesimden de belli olduğu gibi. Beyran bizim için antibiyotik, gerçekten antibiyotik. Böyle bir rahatsızlık olma durumunda, bunu üzerimizden daha iyi atabilmek için hemen beyrana yanaşıyoruz. Bugün de üçüncü günümüz, toparladık gibi bir şey yani. Bize de ‘Rahatsızlandığında, soğuk aldığında beyran ye, kemik suyu var içerisinde, acısı var, sarımsağı var’ diye genelde söylerler. Atadan, anneden, babadan böyle gördük.” şeklinde konuştu.

Van’dan Gaziantep’i gezmeye geldiklerini söyleyen ve beyranı çok beğendiklerini ifade eden diğer vatandaşlar ise beyran yediklerini, lezzetini çok beğendiklerini ve çok hoşlarına gittiğini dile getirdi.

Kaynak: İHA
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir