Yıldız Sarayı’ndaki Sultan II. Abdülhamid’in özel marangozhanesi, özgün dokusuna sadık kalınarak restore edildi. Padişahın kullandığı orijinal alet ve çalışma masasının da sergilendiği marangozhane, Abdülhamid’in devlet işlerinden uzaklaşıp ahşapla uğraşarak zihnini dinlendirdiği özel dünyaya ışık tutuyor.
SULTAN II. ABDÜLHAMİD’İN MARANGOZLUK TUTKUSUNA TANIKLIK EDİYOR
Sultan II. Abdülhamid’in marangozluk tutkusuna tanıklık eden marangozhane, aslına uygun biçimde restore edilerek yeniden ziyarete açıldı. Yıldız Sarayı’nda ahşabın kokusunu ve el emeğinin izlerini taşıyan bu özel bir mekan, padişahın ahşapla kurduğu özel ilişkiyi odağına alıyor.

Yıldız Sarayı Hasbahçesi’nde bulunan bu özel mekan aynı zamanda Sultan II. Abdülhamid’in devlet yönetiminin yoğun temposundan uzaklaşıp ahşaba şekil verdiği ve üretim yaparak zihnini dinlendirdiği bir yer.

Yıldız Sarayı Daire Başkanı Cemalettin Tül, TRT 2’ye verdiği röportajda marangozhanenin, Sultan II. Abdülhamid’in bilinmeyen yönlerinden birine ışık tuttuğunu belirterek şöyle konuştu:
“Yıldız Sarayı yapıları kompleksi içinde Tamirhane-i Hümayun’un bir parçası ama en önemli parçası olan marangozhanemize geldiğinde ziyaretçilerimiz şunu iyi bilsinler. Sultan II. Abdülhamid sadece hükmeden, emreden bir padişah, bir yönetici, lider değildi. Devlet işlerinden yorulup ki günde on altı, on yedi saat çalışıyordu Sultan II. Abdülhamid. Zihnini dinlendirmek istediğinde aynen uyumadan önce polisiye romanlar okuduğu gibi günde yaklaşık bir, bir buçuk saat Yıldız Sarayı Hasbahçe’de bulunan marangozhanesinde çalışır, kuş seslerini dinleyerek üretim yaparlardı.” dedi.

Milli Saraylar Başkanlığı tarafından özgün dokusuna sadık kalınarak restore edilen marangozhane, bugün Sultan II. Abdülhamid’in silikon heykeli ve döneme ait orijinal ekipmanlarla ziyaretçilerini karşılıyor.
“MARANGOZHANEDEKİ ALETLERİN TAMAMI ORİJİNALDİR”
Mekandaki aletler ise yalnızca dönemin teknik imkanlarını değil, Sultan II. Abdülhamid’in yenilikleri takip eden yönünü de ortaya koyuyor. Tül, marangozhanede bulunan aletlerin özelliklerine ilişkin şu bilgileri de paylaştı:
“Marangozhanedeki aletlerin tamamı orijinaldir ve Sultan II. Abdülhamid bunların bazılarını Avrupa’dan getirtmiştir. Hatta güncel aletlerdir. Yani en son teknolojiyle çıkan aletler hangileriyse mutlaka onları getirtir ve kullanılırdı. Fakat bunlar arasında özelliği olan takım o dönemin Japonya İmparatoru Meiji’nin hediye ettiği takımdır. Üzerinde krizantem çiçeği oyması vardır. Japonya İmparatoru bizzat kendisine hediye etmiştir. Sultan Abdülhamid Japonya’yı önemserdi ve Japon İmparatoruyla uzaktan da olsa dosttu. Bu aletler şu anda müzede sergilenmekte.”
Sultan II. Abdülhamid’in devlet işlerine mola verdiği bu mütevazı atölye, bugün de özgün kimliğini koruyor. Mekan aynı zamanda sanat ve zanaatın saray kültüründeki yerini görünür kılıyor.