Üzerindeki ağaçla yüzen adalarda bir ilk! Nasıl hareket ettikleri görüntülendi

Bingöl’ün Solhan ilçesinde yer alan ve yüzen adaları ile ünlü Turnalar Gölü’nün gizemli dünyası su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan tarafından görüntülendi.

İlçeye bağlı Hazarşah köyünün Aksakal mezrasında yer alan Turnalar Gölü’ndeki yüzen adalar, yörenin en önemli turizm değerleri arasında yer alıyor.

YÜZEN ADALARIN SU ALTINDAKİ DÜNYASI GÖRÜNTÜLENDİ

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce “Yüzen Adalar Tabiat Anıtı” olarak koruma altına alınan göle su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan dalış gerçekleştirdi.

Ceylan, dalışta yüzen adaların su altındaki doğal yapısını, kamış dokusunu ve göldeki balıkları görüntüledi.

Bingöl Valisi Cahit Çelik ile AFAD Diyarbakır İl Müdürü İlami Çakmak da dalgıç ekibiyle dalış yaparak çalışmaya katıldı.

Ceylan, gölün farklı noktalarında değişen derinliklere dalarak, göl tabanını, yüzen adaların su altında kamışlardan oluşan yapısını ve su altındaki canlı yaşamını kayıt altına aldı.

Çekimlerde, yüzen adaların su yüzeyinde hareket etmesini sağlayan doğal oluşumu görüntülendi.

GÖLÜN DERİNLİĞİ DE ÖLÇÜLDÜ

Tahsin Ceylan, Türkiye’nin gündeminde olan Bingöl’deki yüzen adaların turizme çok büyük katkısının bulunduğunu söyledi.

Turnalar Gölü’nde gerçekleştirdikleri dalışta hem gölün su altındaki yaşamını hem de yüzen adaların oluşumunu incelediklerini belirten Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz de tabii ki bu adalarla birlikte yüzelim istedik ve valimizle birlikte buraya geldik. Göl kaç metre derin diye çok fazla ifade kullanılıyor. Gölün en derin noktasını 5,4 ve 5,9 metre olarak bilgisayarda kayıt altına aldık. Adalar, yüzyıllar içinde ölü kamışların ve bitki köklerinin kaynaşması sonucunda oluşmuş ve su altında kalan bölümü ise 2 metre. Kamış da yüzebilirliği çok yüksek olduğu için adalar yüzüyor. Adaların yüzmesi ile ilgili başka bir kehanet gözlemlerimiz arasında yer almadı.”

“ÇOKÇA BALIK GÖRDÜK”

Dalış sırasında AFAD Diyarbakır ekibinin güvenlik ve lojistik destek sağladığını anlatan Ceylan, şunları kaydetti:

“Biz daha önce Valimiz ile Hatay’da yüzen papatyaları da gördük. Onları da çekmiştik. Keyifli bir dalıştı bizler için. Özellikle dipten adanın bütün görüntüsünü kayda almak önemliydi. Güvenli bir şekilde yüzen adalarla beraber yüzdük. Üzerindeki ağaçlar rüzgarla birlikte hareket etmesini sağlıyor. Kamış ağırlıklı, içine dokusuna girdik zaten. Dokusunun içini çektik. İlk daldığımız bölgede çokça aynalı sazan gördük. O balıkları da görüntüledik. Keyifli bir çalışma oldu. Dilerim ki buranın korunması konusunda alınacak kararlarda doğal güzelliğinin mutlak suretle bozulmaması esas olur.”

“İLK DEFA BÖYLE PROFESYONEL BİRİSİNİN DALIŞI SÖZ KONUSU”

Vali Cahit Çelik de Bingöl’ün yaylalarının, kaplıcalarının ve dağlarının güzel olduğunu, ancak Bingöl deyince turizm açısından ilk anda akla gelen tek yerin yüzen adalar olduğunu dile getirdi.

Daha önce buraya amatör kamerayla dalış yapıp çekim yapanlar olduğunu anlatan Çelik, şu bilgileri paylaştı:

“İlk defa böyle profesyonel birisinin dalışı söz konusu oldu. Biz de eşlik ettik. Özellikle yüzen adalar ilimiz açısından çok kıymetli. Zaten ulaşılabilirlik açısından da ana yolumuza çok yakın. Hemen Muş-Bingöl kara yoluna 4,5 kilometre mesafede. Mutluca köyüne giden anayoldan ayrılan 1 kilometrelik yolu da bu yıl sıcak asfalt yapmak istiyoruz. Vatandaşlarımız gelince burada daha rahat bir şekilde gezsin, adalarımızı görsünler istiyoruz. Burayla ilgili yapılan bir imar çalışması da var. Burası 2003 yılında tabiat anıtı olmuş. Şu an Milli Parklara bağlı bir tabiat anıtı. Bu çerçevede de gerekli izinler alınarak bir imar planı yapılıyor. Burayı daha kullanılabilir, güzel bir şekilde vatandaşlarımızın hizmetine sunmak istiyoruz.”

“ÜZERİNDE AĞAÇ OLAN TEK YÜZEN ADALAR BURADA”

Yüzen Adalar’ın Türkiye’deki benzer oluşumlardan farklı özellikler taşıdığını dile getiren Çelik, “Yüzen adalar doğal güzelliğiyle de çok ön planda olan bir yer. Türkiye’de yüzen ada dediğimiz 22 yer varmış. Ben de bu çerçevede şöyle bir bakayım dedim ama üzerinde ağaç olan tek yüzen adalar burada. Bu açıdan da Türkiye’deki diğer yüzen adalardan farklılaşıyor. Gerçekten de baktığımız zaman bu adaların etrafındaki ormanlar, bu yeşillik başka bir yerde yok. Tüm doğaseverleri Bingöl’ümüzdeki bu yüzen adaları görmeye davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Doğal alanın korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Çelik, “Kullanma ve korunma açısından bir denge gözetmek zorundayız ama eğer bir tercih yapmak söz konusu olursa korunmadan yana bir tercih yaparız. Ona kesinlikle müsaade etmeyiz. Burayı inşallah koruyarak gelecek nesillere, çocuklarımıza, evlatlarımıza, torunlarımıza bırakmış oluruz.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir