Hikayesi duygulandırdı: Sultan 2. Abdülhamid’in bağışladığı dolap restore edildi

Sultan 2. Abdülhamid tarafından İstanbul’da düzenlenen bir sergiye bağışlanan dolabın 6 yıl süren restorasyon süreci tamamlandı. Bursa’daki Türk İslam Eserleri Müzesi envanterinde bulunan dolap, hikâyesiyle duygulandırıyor.

İstanbul’da 1898’de düzenlenen sergide satılan ahşap dolap, daha sonra 1970’li yıllarda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesine dahil edildi. Ardından Bursa’daki Türk İslam Eserleri Müzesi envanterine geçen ahşap dolap, müzenin tadilata girmesinden dolayı 2019’da Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na getirildi.

Tezhip inceliğinde işçilikle imal edilen, neredeyse tüm yüzeyleri yoğun bezemelerle kaplı olan varak işlemeli dolap, peyderpey yaklaşık 6 yıl süren restorasyon ve konservasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ilk günkü haline dönüştürüldü.

ŞEHİT VE GAZİ OLAN ASKERLERİN AİLELERİNİN YARARINA BAĞIŞLANMIŞ

Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Dr. Hüseyin Gürsel Bilmiş, restorasyon çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

Restorasyon sırasında dolabın tarihçesini araştırdıklarını belirten Bilmiş, “Tarihçesi çok ilginç. Biz bunun hikayesini dolabın tespit fişindeki bir cümleden yakaladık. Orada şehit ve gazi yakınlarının hayrına bir sergi yapıldığı ve bu serginin bir kataloğu olduğu, bu katalogda 5 numarada bu dolabın resminin bulunduğunu okuduk.” dedi.

Bilmiş, bu bilgiden yola çıkarak bu kataloğun peşine düştüklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Kataloğa ulaştığımızda Osmanlı-Yunan Savaşı’nda şehit ve gazi olan askerlerin ailelerinin yararına bir sergi düzenlendiğini öğrendik. Bu sergiye Anadolu’dan ve yurt dışından, Alman İmparatoru, Fransız Cumhurbaşkanı, Avusturya-Macaristan İmparatoru, Mısır Hidivliği, Osmanlı hanedan üyeleri gibi pek çok önemli kişilerin eserlerini bağışladığını ve eserlerin satılarak gelirlerinin bu ailelere verilmek üzere bir sergi tertip edildiğini öğrendik.”

2. ABDÜLHAMİD TARAFINDAN YILDIZ MARANGOZHANESİ’NDE YAPILMIŞ OLABİLİR

İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde kataloğun fotoğraflarını bulduklarını belirten Bilmiş, şunları kaydetti:

“Bu fotoğraflarda dolabın birebir fotoğrafını gördük. Arşivde ve belgelerde, Padişah 2. Abdülhamid’in bizzat kendisinin yaptığı eserlerin sergi salonunda bir yere depolandığı yazıyordu. Kaynaklarda bunu okuyunca bu bilgiyi fotoğraflarda da teyit etmiş olduk. 2. Abdülhamid tarafından verilen eserler salonun bir kısmında toplanmış ve en önde de bu dolabı görmüş olduk. Dolabın böyle bir hikayesi var. Yani padişahın bizzat sergiye teslim ettiği ve bir sanat tarihçisi olarak benim kanaatime göre yüzde 99 ihtimalle Yıldız Marangozhanesi’nde 2. Abdülhamid’in elinden çıkan bir dolap.”

UYGUN GÖRÜLEN BİR ALANDA ZİYARETE AÇILACAK

Bilmiş, ahşap dolabın yaklaşık 2 metre boyutunda olduğunu, sergi kataloğunda “Tarzı Arap üzere iki metre irtifaaında mamul edilmiş bir süslü camlı dolap” notuyla geçtiğini anlattı.

Dolabın geometrik bezemeli olduğunu dile getiren Bilmiş, “Edirnekari, üzerinde çok güzel altın varak işlemeleri var. Yine kalem işleri var. Bunun her tarafı bu şekilde tamamen müzeyyen. Dolabın burada önünü görüyorsunuz ama arkası da tamamen güzel kalem işleriyle, güzel boyamalarla süslü. Bu çok önemli bir eser. Bizzat 2. Abdülhamid’in elinden çıkmış olma ihtimali çok yüksek olan bir eser. Ayrıca, dolabın yardım için sergide yer alma hikayesi var. Bu, dolabı çok daha önemli kılıyor. Dolap bundan sonraki süreçte Türk İslam Eserleri Müzesi envanterinde olduğu için müze yetkililerimizin uygun gördüğü bir alanda ziyarete açılacaktır.” ifadelerini kullandı.

“ÇALIŞMA SÜRECİ OLDUKÇA YOĞUN VE TİTİZ İLERLEDİ”

Laboratuvarda restoratör olarak görev yapan Serdar Yaşar da birçok eserde olduğu gibi müzelerden laboratuvara nakli gerçekleşen her eserin öncelikle bir teknik belgelemesinin yapıldığını söyledi.

Eserin sağlamlık açısından malzeme durumunun incelendiğini aktaran Yaşar, dolabın laboratuvara geldiğinde çok ciddi bir böcek aktivasyonunun olduğunu ifade etti. Yaşar, ahşap dolabı bir süre azot çadırında muhafaza ederek böcek aktivasyonunu bertaraf ettiklerini, sonrasında teknik çizimlerini yaptıklarını ve bozulma durumlarını tespit ettiklerini aktardı.

Dolabın yüzeyinde bir alçı tabakasının bulunduğunu ve bunun üzerine yapılan bir boya tekniğinin olduğundan bahseden Yaşar, şöyle konuştu:

“Eser, tezhip inceliğinde gerçekleştirilmiş bir işçilik sergilemektedir. En dikkat çekici özelliği ise neredeyse tüm yüzeylerin yoğun bezemelerle kaplı olmasıdır. Çalışma sırasında karşılaştığımız en önemli sorun, özellikle boya tabakasında görülen kabuklanma, pul pul dökülme ve yer yer boya kayıplarıydı. Bu durumu kontrol altına almak ve mevcut boya tabakasını korumak amacıyla konservasyon uygulamalarında kullanılan ‘facing’ yöntemiyle yüzeydeki boyaları geçici olarak sabitleyerek dökülmelerin ilerlemesini engelledik. Çalışma süreci oldukça yoğun ve titiz ilerledi.”

Yaşar, konservasyon çalışmalarında ahşabın dayanıklılığını artırmaya yönelik uygulamalara ağırlık verdiklerini belirterek, “Bir yıl süren konservasyon sürecinin ardından eserin estetik bütünlüğünü yeniden ortaya çıkarmak amacıyla rötuş çalışmaları gerçekleştirildi. Renk düzenlemeleri ve varak uygulamalarıyla bezemelerin daha görünür ve etkili hale gelmesi sağlandı.” dedi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir